Magnum Opus Sanat Platformu Giorgio De Chirico’nun Sergisini Ziyaret Etti

‘’Magnum Opus Sanat Buluşmaları”nın 47. haftasında, sanat danışmanı ve profesyonel sanat tarihçisi Banu Küçüksubaşı eşliğinde gerçekleştirilen ziyaret Pera Müzesi’ne sergilenen Giorgio De Chirico’nun “Dünyanın Gizemi” adlı sergisi oldu.

Magnum Opus Sanat Platformu’nun kurucusu Selin Bozkurt’un ev sahipliğinde, her hafta gerçekleştirilen ‘’Magnum Opus Sanat Buluşmaları” bu hafta; metafizik sanatının kurucusu, 20. yüzyılın en sıra dışı sanatçılarından birisi olan Gİorgİo De Chirico’nun “Dünyanın Gizemi” adlı sergisi ve müzenin diğer bir bölümde bulunan Huma Kabakçı’nın özel koleksiyonu ziyaret edildi.

Giorgio ve Isa de Chirico Vakfı işbirliğiyle düzenlenen sergi, sanatçının yaklaşık 70 resim, 2 litografi serisi ve 10 heykeliyle kapsamlı bir içerik sunuyor. 1906-1909 yılları arasında Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrenim gördüğü dönemde, Nietzsche, Schopenhauer ve Otto Weininger gibi düşünürlerin metinlerinden, Arnold Böcklin ve Max Klinger’in sanatından etkilenen de Chirico “metafizik” üzerine yazıları ve yapıtlarıyla yüzyılın öne çıkan gruplarından gerçeküstücülerin de esin kaynağı oldu.

Yaşamını ve sanatını Milano, Floransa, Paris ve Roma’da sürdüren de Chirico, kullandığı geometrik formlar ve kendi ortamlarından koparılmış, birbirleriyle alakasız nesneleri bir araya getiren şaşırtıcı perspektiflerle resme felsefi ve şiirsel boyutlar kazandırdı.

1910’da Floransa’da Metafizik sanatının kurucusu olmasıyla, en çok 1910-1918 arasındaki “metafizik dönem” eserleriyle ve bu eserlerde yarattığı duygu atmosferiyle tanınan de Chirico, bu dönemin başında, parlak bir Akdeniz güneşinde yıkanan şehir manzaralarını konu alırken, sonlara doğru yaptığı resimleri cansız mankenleri andıran hibrid figürler ele geçirdi.

Sanatçı ilerleyen yıllarda metafizik konulardan vazgeçerek klasik sanatı farklı bir bakış açısıyla yorumladığı bir resme yöneldi. 1920 ve 30’lardan itibaren ikonografik temalar, klasik resim tekniğinin araştırılması sanatçının tuvalindeki temel arayışlar olarak yerini aldı. İtalyan ustalarının pastişlerinden oluşan eserleri ile geçmişin sanatını yeniden değerlendirdiği eserlerinde klasik sanatı çağdaş bakış açısıyla yeniden yorumladı. 1960’lardan itibaren metafizik konularına geri dönen sanatçı, yaklaşık 70 yıllık sanat kariyerinin bu son döneminde manken, arkeologlar, gladyatörler, İtalya meydanı ve metafizik iç mekanı yeniden ele aldı.

De Chirico birbiri ardına gelen çığır açıcı yeniliklerle anılan 20. yüzyılın en özgün ve farklı isimleri arasında yer aldı; özellikle metafizik dönem resimleriyle RenéMagritte, Paul Delvaux, Man Ray, Pierre Roy, Salvador Dali, YvesTanguy gibi sürrealistler üzerinde büyük etkisi büyük oldu.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.