İyilik İçin Sanat Derneği
İyilik İçin Sanat Derneği
İyilik İçin Sanat Derneği
İyilik İçin Sanat Derneği
İyilik İçin Sanat Derneği
İyilik İçin Sanat Derneği
İyilik İçin Sanat Derneği
İyilik İçin Sanat Derneği
Kurumsal iş birlikleri ya da bireysel üyeliklerle ilgili bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

- SANAT BULUŞMALARI -

562

İyilik İçin Sanat Derneği

SANAT BULUŞMASI

562.Sanat Buluşmamızda sanatçı Merve Dündar’ın Quick Art Space’te yer alan sergisini ziyaret ediyoruz.


Sanatçı Merve Dündar, 9 Nisan 2026 tarihinde 58 yaşında hayatını kaybetti. Ancak onun sanatla kurduğu derin bağ, vefatından sonra da yaşamaya devam ediyor. Hazırlıklarına 2025 yılının başında, Dündar’ın sağlığında başlanan “Deftere Düşen Sabah Işığı” sergisi, sanatçının, ailesinin ve yakın çevresinin isteği doğrultusunda, planladığı biçimiyle hayata geçirildi.


Dündar’ın çalışmaları, dilin, toplumsal normların ve duyusal deneyimlerin duygusal algı ile benlik ve gerçeklik kavrayışını nasıl biçimlendirdiği sorusundan hareket eder. Çizim, heykel, yerleştirme ve metin temelli işlerinin yanı sıra izleyici katkısına açık üretimler de sanat pratiğinin bir parçasıdır. Kullanılmış kağıt, dikiş ve tebeşir tozu gibi kırılgan ve mütevazı malzemeleri kullanan sanatçı, kağıdı farklı formlarıyla ana malzemesi olarak kullanır. Dille olan sürekli ilişkisi içinde sözcükleri hem malzeme hem de konu olarak işler. Tekrar, ritim, katmanlaşma, yapma bozma ve yeniden inşa etmeye dayalı jestler, işlerinde tekrar eden biçimsel stratejilerdir.


Sergi, sanatçının sabahın erken saatlerinde doldurmaya başladığı defterlerine ve yürüyüşlerine, yani gündelik rutinlerine referans veriyor. Son dört yılda ürettiği desen, kolaj, asamblaj, resim ve yerleştirmeden oluşan kapsamlı bir seçkiye yer veriliyor. Sergiyi küratörü Nergis Abıyeva’dan dinleyeceğiz.


1 Temmuz Çarşamba

12.00-13.00


Adres: Quick Art Space, İçerenköy, Umut Sokak No:10-12, Ataşehir


https://maps.app.goo.gl/9692xBVshTns77YJ8?g_st=ic

561

İyilik İçin Sanat Derneği

SANAT BULUŞMASI

561.Sanat Buluşmamızda Olimpos Sergileri “Natürmort”u ziyaret ediyoruz. 


Bu proje, Taner Ceylan’ın Olimpos’taki zeytinliğinden ilham alan, aynı zamanda sergi, yayın ve mentörlük süreçlerini bir araya getiren çok katmanlı bir sanat girişimi. Taner Ceylan Studio’nun organizasyonunda, İstanbul’un tarihî mekânlarında kariyer başlangıcındaki sanatçıların resim, heykel, fotoğraf, video ve enstalasyon gibi farklı disiplinlerdeki üretimlerine ev sahipliği yapıyor. Projeye, alanında tanınmış Türk sanatçıların kaleme aldığı metinlerin yer aldığı yayınlar da eşlik ediyor. Ceylan’ın deyimiyle “sanatla gelen yine sanata dönüşüyor”; tüm bu süreç koleksiyonerlerin ve sanat camiasından kişi ile kurumların bağımsız destekleriyle hayat buluyor.


Serinin dördüncü edisyonu “Natürmort”, 12-26 Haziran tarihleri arasında Karaköy’deki Eski Posta Han’da izleyiciyle buluşuyor. Daha önce 2019’da “Portre” ile Sadık Paşa Konağı’nda başlayan seri, 2021’de “Peyzaj” için Zülfaris Karaköy’ü, 2024’te “Enteriyör” için Tarihi Un Değirmeni Binası’nı mekân seçmişti. Sanat tarihinin beş temel başlığını odağına alan proje, bu kez natürmort türüne yoğunlaşıyor. Sergide Ayşe Uluçay, Chorus of Body, Defne Hadiş, Ece Erbil, Hilmican Özdemir, Manolya Çelikler, Onur Kaymak, Özge Akdeniz ve Sinan Orakçı’nın işleri yer alıyor. Ceylan, yaklaşık iki yıla yayılan mentörlük sürecinde sanatçılarla natürmort kavramını kendi pratikleri, araştırmaları ve malzeme seçimleri üzerinden yeniden düşünmüş.


Natürmort, klasik anlamda nesnelerin temsiline dayanan; zaman, fanilik, sahiplik ve ölüm gibi temalarla örülü köklü bir tür. Bu sergi, o geleneği günümüz sanatçılarının gözünden yorumluyor; nesne, imge ve malzemenin çağdaş sanattaki çeşitli kullanımlarına odaklanıyor. Resim, heykel, yerleştirme ve farklı mecraları kapsayan işler, 19. yüzyıl sonu İstanbul mimarisinin önemli örneklerinden Eski Posta Han’ın tarihsel posta, matbaa ve ticaret kimliğiyle güçlü bir diyalog kuruyor.


Önceki edisyonlarda olduğu gibi “Natürmort”a da kapsamlı bir kitap eşlik ediyor. Süreyyya Evren editörlüğünde, Vahit Tuna tasarımı ve Engin Gerçek’in reprodüksiyon fotoğraflarıyla hazırlanan yayında; Ahmet Rüstem Ekici & Hakan Sorar, Alp İşmen, Ani Çelik Arevyan, Burçak Bingöl, Canan Tolon, Doğu Özgün, Ezgi Kılınçaslan, Hakan Akçura, Ilgın Seymen, İrem Tok, Kaan Fıçıcı, Lara Ögel, Mehmet Ali Boran, Nazan Azeri, Pelda Aytaş ve Sena gibi isimler, natürmort kavramını hayatlarında iz bırakan yapıtlar üzerinden ele alıyor. Kitap ayrıca Arcimboldo, Bacon, Van Gogh, Magritte, Burri, Claudia Hart, Odilon Redon, Nur Koçak, Ori Gersht, Feyhaman Duran gibi farklı dönemlerden sanatçıların natürmortlarına dair düşünceleri bir araya getirirken, Taner Ceylan’ın sergideki sanatçılar için yazdığı özel metinlere de yer veriyor.


24 Haziran Çarşamba

12.00-13.00


Adres: Eski Posta Han, Arap Cami Mahallesi, Bereketzade Medresesi Sokak No:21, Beyoğlu


https://maps.app.goo.gl/7Np9dSFup4SzQ9sb9?g_st=ic

560

İyilik İçin Sanat Derneği

SANAT BULUŞMASI

560.Sanat Buluşmamızda sanatçı Fulya Çetin’in atölyesini ziyaret ediyoruz. 


Fulya Çetin (1970, İstanbul), Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, 2007-2009 yılları arasında Hafriyat Karaköy'de kendini "Çeşitli Sanatlar Alemi" olarak ifade eden mekânda, 160'a yakın sanatçı, inisiyatif ve sivil toplum kuruluşu ile çalışma imkânı bulmuştur.


Fulya Çetin, çalışmalarına konu olarak her yeri seçip her yere yönelerek hissettirmek istediği duyguyu en iyi anlatabilecek ve izleyeni kendi dünyasına çekecek imgeler yaratır. Bu imgeleri bazen tuvale yağlıboyayla, bazen tülbent üzerine mürekkeple, bazen kâğıda, bazense vizörden bakarak fotoğraf ve video tekniği kullanarak aktarır. Her sergisinde farklı medyumları bir araya getirerek izleyiciyi kelimelerin, seslerin, imgelerin davetiyle kendi dünyasının içine alır. Bu dünyada vicdan ve adaleti talep eden bir kadın gözüyle nesneler, yaşadığımız toplumda tanık olduğumuz zamana ait çağrışım yapan imgeler, tahakkümün türlü türlü kılık değiştirmiş halleri bulunur.


İmgeleri arasında yer alan çocuk parkları, usul sahil kenarları, terk edilmiş eşyalar işlevleriyle dünyamızda var olurken; bomboş bir askı sırasının ya da terk edilmiş pabuçların zihnimizde uyandırdığı şey olan hüzün, geçmiş ve hatıraya odaklanır. İç sesinin anlam ile anlam-üstü arasında gidip gelen doğası, resimlerinde de soyutla gerçek, umutla umutsuzluk, neşe ile korku arasında düalitelere dönüşür. Bu hal, resim yaparken tekniğine de yansır. Yüzeye hükmetmekle teslim olmak arasında gidip gelen bir diyaloğa alan açar.


Sanatçının katıldığı çalışma ve sergilerden bazıları şöyledir: Birgün Gazetesi'nin "Hafriyat Ameleleri" köşesinde günlük çizimler yapmış ve "İstanbul Defterdarlar"ına katılmıştır. 2013-2015 yılları arasında Kaos GL dergisi için çizim ve görseller hazırlamıştır. 2006’dan bugüne Diyarbakır Sanat Merkezi'nde gerçekleşen "Lokal Cennet" ile başlayarak birçok Hafriyat sergisine katılmıştır. Katıldığı karma sergilerden önemli olan bazıları Tütün Deposu'nda gerçekleşen "Ateşin Düştüğü Yer", "Yıkım", "Buradayız Ahparig", "Gerçeklik Terörü" ve Karşı Sanat Çalışmaları'nda gerçekleşen "Bahar Temizliği"dir. Yurt dışında Manchester Paper Gallery'de "All Your Women Things", Frankfurt Opelvillen Galeri'de "Güllük Gülistanlık" sergilerine katılmıştır. 2017’de "Geceden Sonra" sergisini Çağla Köseoğulları ile birlikte FAİL yayınlarında gerçekleştirmiştir. 2009’da Vahit Tuna'nın Masa projesi kapsamında gerçekleşen "Plastik Bebek", 2013’te artSümer’de "Nehir Altı Nehir", 2015’te Tütün Deposu’nda "Havaya Karışan" ve 2016’da Sanatorium’da "Geceden Karanlık" kişisel sergilerinden bazılarıdır. 2019’da Emin Barın Han'da, Atonal 9 solo sergisi kapsamında "Dağların taşların ağladığı gün" isimli sergisi de kişisel sergileri arasında yer alır.


Ayrıca, British Museum'daki "Poetry to Politics - Artists Making Books" isimli sergide farklı biçimde tasarladığı defterleri sergilenmiş; yakın zamanda Galeri Nev'de "Growing with the Wind" isimli solo sergisi ve Yapı Kredi Kültür Sanat'ta bir grup sergisinde yer almıştır. Tüm bu çalışmalarıyla Fulya Çetin, yurt içi ve yurt dışında birçok sergide eserlerini izleyiciyle buluşturmuştur.


17 Haziran Çarşamba

12.00-13.00


Adres: Kozyatağı Mahallesi, Şanlıer Sokak, Demir Apartmanı Daire: 1 Kadıköy


https://maps.app.goo.gl/8VKKWY1nXQNqkAYa7?g_st=ic

558

İyilik İçin Sanat Derneği

SANAT BULUŞMASI

558.Sanat Buluşmamızda Tarihi Müze Gazhane’de yer alan “Barı-n/m-ak” sergisini ziyaret ediyoruz. 


Küratörlüğünü üstlendiğim “Barı-n/m-ak” adlı sosyal sorumluluk projesi, güncel sanat pratikleri ile hayvan hakları savunuculuğunu bir araya getiriyor. Tipografik bir müdahaleyle oluşturulan sergi başlığı, “barınak” ve “barınmak” kavramlarını aynı anda sorgulayarak izleyiciyi kentte birlikte yaşam, barınma hakkı ve türler arası dayanışma üzerine düşünmeye davet ediyor. Sözcükteki tireler ve harf aralığı, kelimenin yapısını bozarak şu soruları gündeme getiriyor: Barınma hakkı nedir? Kentte kimler barınır, kimler barınamaz? Hayvanlar için barınak bir sığınak mı yoksa bir tecrit alanı mıdır? İnsan eliyle açılan veya kapatılan yaşam alanları nasıl şekilleniyor? Eksik ya da fazla harfler, hayvanların tamamlanmayı bekleyen yuvalarını ve insanın bu eksikliği tamamlama sorumluluğunu ima ediyor.

 

Proje kapsamında sanatçıların bir kısmı sergi temasına özel yeni eserler üretmiş olup, bir kısmı ise mevcut eserleriyle katılım sağlamaktadır. Sergi sonunda sanatçılar, kendi inisiyatifleriyle eserlerini koleksiyonerlerle buluşturacak ve bu buluşmadan sağlanan destekle Beşiktaş Belediyesi Barınakları ve Angels Farm'ın acil ihtiyaç listelerindeki malzemeler doğrudan temin edilecektir.

 

Serginin sanatçıları arasında Özge Akdeniz, Ozan Atalan, Vahap Avşar, Melis Baçaru, Beyza Boynudelik, Cins, Yağmur Çalış, Bekir Dindar, Alea Pınar Du Pre, Çağdaş Erçelik, Arzu Ertekin, Güler Güçlü, Osman Gültepe, Seydi Murat Koç, Mehmet Sinan Kuran, Burak Kutlay, Gönül Nuhoğlu, Tuğba Öztopçu, Lebriz Rona, Ezgi Sandıkçı, Gonca Sezer, Nilüfer Şatana, Erkut Terliksiz, Cansu Yıldıran, Çiğdem Yıldırım, İpek Yücesoy ve Baysan Yüksel yer alıyor.

 

Yarın gerçekleşecek buluşmamızda bizlere serginin küratörü, sanatçılarından Çiğdem Yıldırım, Beyza Boynudelik, Tuğba Öztopçu, Gönül Nuhoğlu ve üyemiz, serginin fikir sahibi Melis Baçaru eşlik ediyor. Sizleri ve patili dostlarımızı bekliyoruz.


3 Haziran Çarşamba

12.00-13.00


Adres: İBB Müze Gazhane, Hasanpaşa, Kurbağalıdere Caddesi No:125, Kadıköy


https://maps.app.goo.gl/d52En1AEvwttfhfr6?g_st=ic

557

İyilik İçin Sanat Derneği

SANAT BULUŞMASI

557.Sanat Buluşmamızda Sanatçı İhsan Cemal Karaburçak’ı yakından tanımak için Casa Botter’i ziyaret ediyoruz. 


1898’de İstanbul’da doğan Karaburçak, resim eğitimi almadan kendi dilini inşa eden ender Türk ressamlarından biridir. PTT’de müfettişlikten Telgraf İşleri Müdürlüğüne uzanan bürokratik kariyerinin ardından 1933’te Anadolu Ajansı’na geçen sanatçı, fırçayı ilk kez 1930’da Paris’teki Ecole Universelle’de eline alsa da kısa sürede okulu bırakmak zorunda kalır. İlk sergisini 1949’da Ankara’da açan Karaburçak, 1956-1965 arasında Ankara’daki Karaburçak Sanat Galerisi’ni yönetir, Siyah Kalem Grubu’nda yer alır, Türk Plastik Sanatçılar Derneği başkanlığı ile Sanat Tenkitçileri Cemiyeti ve Çağdaş Ressamlar Cemiyeti üyeliklerinde bulunur. 1962’de Venedik Bienali’ne katılır, 1968’de Devlet Resim ve Heykel Sergisi ikincilik ödülünü kazanır ve 10 Haziran 1970’te vefat eder.


Resimlerinde iki boyutluluğu esas alan, ön-arka, aşağı-yukarı gibi yönlendirmelerden, organik hiyerarşiden ve öykülemeden kaçınan sanatçı, ideogramları kullanarak kendine özgü bir anlatım geliştirir. Erken döneminde Ankara manzaralarına yönelen Karaburçak, zamanla portre, natürmort, doa görünümleri, kent ve gece manzaraları ile soyut resimler üretir. Hareketli gözlem pratiği – telgraf hatları boyunca yaptığı yolculuklar, gazetecilik kimliğiyle temas ettiği coğrafyalar – eserlerinde üst üste binen zaman katmanlarına dönüşür. Bu katmanlar, mors alfabesini andıran şifreli bir görsel dile ve minyatürü çağrıştıran yoğun bir istif anlayışına evrilir. Mor tonları ise adeta imzası gibidir: gece ile gündüz, gerçek ile hatıra arasında asılı kalan bir atmosfer kurar.


Casa Botter’deki sergi, tamamı Karaburçak Ailesi koleksiyonuna ait eserlerden oluşuyor. Sanatçının özgün renk dilini ve üretim pratiğini odağına alan seçki, izleyiciyi kişisel ve kolektif hafıza arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu sergi, yıllarca “keşfedilmeyi bekleyen ustalar” arasında anılan Karaburçak’ın üretimini bütünlüklü bir görsel hafıza olarak okuma imkânı sunuyor.


20 Mayıs Çarşamba

12.00-13.00


Adres: Casa Botter, Şahkulu, İstiklal Caddesi No:235, Beyoğlu


https://maps.app.goo.gl/ancoagY34bui2iGa9?g_st=ic

TÜMÜNÜ GÖRÜNTÜLE