578. Sanat Buluşması

578.Sanat Buluşmamızda İzmir’in gözdesi Arkas Sanat Merkezi’de yer alan “Lumina: Renk ve Işık Sanatı” sergisini ziyaret ediyoruz. 


Arkas Sanat ile Paris merkezli Centre Pompidou arasındaki 2026–2031 dönemini kapsayan beş yıllık iş birliğinin ilk kapsamlı sergisi olan “Lumina”, Centre Pompidou koleksiyonundan seçilen 83 eseri Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Anna Hiddleston ve Noémie Fillon’un üstlendiği sergi, 20. yüzyıl başından 1970’lere uzanan bir zaman aralığında renk ve ışığın sanattaki dönüşümünü yedi tematik bölümde ele alıyor; Georges Braque, Vassily Kandinsky, Gerhard Richter, Joan Mitchell, Bridget Riley ve Victor Vasarely gibi modern ve çağdaş sanatın öncü isimleri bu seçkide yer alıyor. Serginin resmi tanıtım ve basın metinleri de bulunuyor; bu metinlerde “Lumina” adının Latince “ışıklar” anlamına geldiği belirtilerek ışığın tek bir kaynaktan ibaret olmadığı, rengin varlığını ışığa borçlu olduğu ve modern sanatta renk ile ışığın giderek bir algı meselesi haline geldiği vurgulanıyor. Metinler, Newton’un bilimsel spektrum anlayışı ile Goethe’nin renge algısal ve duygusal boyut kazandıran yaklaşımının sanatçıların ışığı ele alış biçimini nasıl dönüştürdüğüne işaret ediyor; sergi de ziyaretçiyi “görmenin hiçbir zaman pasif olmadığı” fikri etrafında bir yolculuğa çıkarıyor. Bu çerçevede ilk bölüm, Fovist sanatçıların rengi betimleyici işlevinden kopararak bağımsız bir ifade gücüne dönüştürmesini ve Akdeniz ışığının yenilikçi renk kullanımlarıyla yansıtılmasını ele alıyor; ardından elektrikli aydınlatmanın yaygınlaşmasıyla ışığın bir enerji olarak sanata girişine, renk ile müzik arasındaki ilişkiye ve sinestezi olgusuna, fotoğrafın ışıkla kurduğu deneysel bağa, doğal ışığın ve peyzajın sanatçı üzerindeki etkisine, rengin bağımsız bir ifade aracına dönüştüğü Color Field yaklaşımına ve optik yanılsamalarla ışık ve hareket hissi yaratan Op Art’a uzanıyor. Bu iş birliği kapsamında Lucien Arkas Sanat Merkezi beş yıl boyunca Centre Pompidou koleksiyonundan hazırlanan sergilere ev sahipliği yapacak; her yıl iki sergi olmak üzere toplam 10 sergi sanatseverlerle buluşacak. Paris’teki Centre Pompidou’nun tadilat nedeniyle kapalı olduğu dönemde koleksiyonun önemli eserlerinin İzmir’de görülebilmesi sergiye ayrı bir anlam katıyor; Lucien Arkas’ın “Bu sergi de İzmir’in değil, Türkiye’nin sergisi” sözü ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’un “İzmir ışıktır, İzmir renktir” ifadesi de bu iş birliğinin önemini ortaya koyuyor. 


28 Ekim Çarşamba

12:00-13:00