576.Sanat Buluşmamızda Galata Rum Okulu’nda yer alan 212 Photography Istanbul’u ziyaret ediyoruz.
Galata Rum Okulu, Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme sürecinde Rum topluluğunun gerçekleştirdiği eğitim kurumları içinde önemli bir yere sahip olan yapılardan biridir. Okul, Rum çocukların modern eğitim ve öğretimine katkı sağlayabilmek amacıyla dönemin hayırseverlerinden Eleni Zarifi’nin destekleriyle, arsası Galata Rum cemaatine bağışlanarak inşa edilmektedir. 1885 yılında yaklaşık 30 yıllık bir inşa süreci sonunda tamamlanan bina, 2 Haziran 1910 Çarşamba günü saat 11’de okul olarak açılmaktadır. Okulun mimarları Patroklos Kambanakis ve Stavros Hristidis olup, mimari danışman olarak Perikli Fotiadis görev almaktadır. Dönemin neoklasik-eklektik mimari üslubuyla inşa edilen okul, İstanbul’un tarihi ticaret ve finans merkezi Galata’da bulunmaktadır. 1910-1988 arasında Galata’nın Rum cemaatinden pek çok öğrenci yetiştiren okul, demografik sorunlar nedeniyle 1988 yılında eğitim faaliyetlerine ara vermektedir. 2000-2007 yılları arasında anaokulu olarak işlev gören okul, 2015 yılında resmen eğitime kapatılmaktadır. Uzun yıllar sessizliğe gömülen okul binası 2012 yılında sahiplerine, İstanbul Rum cemaatine iade edilmektedir. Bu tarihten itibaren birçok önemli kültürel etkinliğe ev sahipliği yapan bina, 2019-2023 yılları arasındaki restorasyon sürecinin ardından “Okul” adıyla kültür-sanat merkezi olarak faaliyet göstermektedir.
Şimdi ise 212 Photography Istanbul 2026 kapsamında Galata Rum Okulu, fotoğraf dünyasının iki önemli ismini buluşturan sergilere ev sahipliği yapmaktadır. Festivalin en güçlü duraklarından biri olan Galata Okulu Vakfı Kültür Merkezi’nde, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden İngiliz fotoğrafçı Martin Parr’ın İstanbul’daki ilk kapsamlı sergisi olan “Short & Sweet: Retrospektif Bir Bakış” yer almaktadır. Parr’ın elli yılı aşkın üretimine uzanan sergi, erken dönem siyah-beyaz işlerinden onu tanınır kılan renkli serilere ilerlerken İstanbul’a odaklanan “Parrjektif” projesini de içermektedir. Parr’ın fotoğraflarında tatil, alışveriş, yemek ve kalabalıklar ilk anda komik görünmekte, ancak parlak renklerin ardında tüketim alışkanlıklarına, sınıfa ve kendimizi dünyaya gösterme biçimlerimize dair keskin bir gözlem bulunmaktadır. Sergi, Mavi, Magnum Foundation ve Martin Parr Foundation katkılarıyla gerçekleşmekte ve izleyiciyi sıradanlığın arkasındaki mizahı, tüketim kültürünün absürtlüğünü ve insan doğasının en yalın hallerini keşfetmeye davet etmektedir. Aynı mekânda Frank Horvat’ın “Gülümseme Lütfen” (Please Don’t Smile) sergisi de yer almaktadır. Moda fotoğrafçılığının yerleşik düzenini değiştiren Horvat, modelleri stüdyonun kontrollü dünyasından çıkarıp Paris ve Londra’nın sokaklarına taşımaktadır. Onun şehrin akışı içinde yakaladığı görüntülerde, giysi kadar kadının duruşu, çevresiyle ilişkisi ve fotoğrafın yakaladığı an da önem kazanmaktadır. Doğal jestler, beklenmedik karşılaşmalar ve şehrin gündelik akışı, modellerin özenle kurulmuş dünyasına karışmaktadır.
14 Ekim Çarşamba
12.00-13.00